Teknopark - Ekmek Gibi Su Gibi Lazım!
İrfan Sönmez
irfan.sonmez@ytuieee.org
Teknopark
Bölüm 1 : Gereksinim
Bir mühendisin üzerinde çalışması gereken başlıca konulardan en önemlisi belki de proje geliştirmektir.Projeyi geliştirmek güzel,bir şekilde yapılıyor; ancak son zamanlarda üzerinde düşündüğüm konu geliştirilen projelerin nasıl yönetilmesi,değerlendirilmesi üzerine.
Projeleri geliştirmenin kolay olduğundan bahsettik,peki neden? Kolay çünkü bilim ve mühendislik tarihinde bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı.Dünya artık eskisi kadar büyük bir yer değil.Dünyanın öbür ucu dediğimiz bir alandan dahi,orada edinilen bilginin bize ulaşması saniyeleri bulmuyor.Bu doğrultuda en son gelişmelerin kolayca takip edilmesi,ilerlemeyi hızlandırıyor.Sonucunda ise sonu gelmeyen bir rekabet ortamını oluşturuyor.
Teknolojiye hükmeden ülkelerin günümüzde söz sahibi olduğu gerçeği artık herkes tarafından görülebilir bir gerçek.Özellikle internet dünyasında yaşantılarımıza yeni bir yön çizen;sektörleri ortadan kaldırıp yeni sektörler oluşturabilme yetisinde sahip bir konunun üzerinde konuşacağız: Ar-Ge
Ar-Ge nedir? Araştırma-Geliştirme projeleri için kullanılan bu tanım,yenilikçiliğin,ilerlemenin,gelişmenin anahtarı aslında.Teknolojik gelişmelerin hızından her yerde bahsediyoruz.Bu hızı yakalamak için bizim de proje pazarına yeni fikirlerle girmemiz gerekli ki "takip eden" konumundan yön veren konumuna gelebilelim.
Ar-Ge yapabilmek için neler gerekli? Potansiyel. Bizde var mı,bol miktarda var.Ülkemizdeki genç nüfus potansiyeli,bilindiği üzere Dünya ülkelerinin gözünü korkutacak bir düzeyde.Gençlerimiz yetişiyor,üretiyor.Burada bir sorun yok.Ancak eldeki beyin gücünün etkili bir şekilde kullanılabilmesi için bu gücün aktif bir şekilde işlenmesi gerekir,hepimizin bildiği gibi kontrolsüz güç,güç değildir.Mühendisin çalışabileceği,teknik imkanlara sahip,onu araştırmaya teşvik eden bir mekanizma var olmalı ki ortaya yeni ürünlerin çıkacağı bir sistem kurulsun.İşte bu aşamada da yazımızın konusu,vazgeçilmez bir koşul olarak karşımıza çıkıyor,Teknopark!
Teknopark tanımından kısaca bahsetmemiz gerekirse,araştırma-geliştirme faaliyetleri için özel olarak tanımlanmış,belli bir akademik kurumun desteğiyle faaliyet gösteren birimlerdir.Burada göz önüne almamız gereken anahtar kelime:araştırma-geliştirme.Yani teknopark proje üretmeli,bu projeler yeni ve fark yaratıcı nitelikte olmalı.Teknoparklar sayesinde yaratıcı mühendis beyinlerin proje odaklı çalışmalarının teşvik edilmesi,şirketleşmelerinin sağlanması,inovatif fikirlere yatırım yapan birer birey haline gelmeleri sağlanmalıdır.Ancak bu sayede yeniliğe oynayan yerli şirket sayısı artacak,sektör canlanacak,teknolojiyle değişen dünyada söz sahibi olmamız gerçekleşecektir.
Bu yazıyı kaleme almamdaki derdim Teknoparkların yeterli düzeyde desteklenmemesi.Teknoparklara ayrılan ödeneklerde,imkanlarda hala eksiklikler var.Yeterli sayıda Teknopark yok,olanlardan sadece belli bir sayıdaki teknopark istenilene yakın ilerleyebiliyor.Eldeki müthiş genç potansiyelin ise Ar-Ge sektörüne yakınlaşması yerine uzaklaşmalar da bunun tabii bir sonucu.
Rakamlarla konuşalım.
Ülkemizde 40'a yakın Teknopark kayıt altında olmasına rağmen etkili çalışan Teknopark sayısı bir elin
parmaklarını geçmemektedir.
- ODTU
- ITU
- YTU
- Hacettepe Universitesi
- Bilkent Universitesi belli başlı çalışmalar üreten üniversitelerimiz arasında gösterilebilir
Teknoparkların istediğimiz düzeye gelmesi için daha çok zamana ihtiyacımız var gibi görünüyor.Potansiyelimizin olduğu çok belli.Harika bir genç nüfusumuz var.Yapılamayacak bir iş değil,Türkiye'yi teknolojide söz sahibi bir ülke haline getirmek. Hepsinin ötesinde ar-ge felsefesinin tüm kurumlar tarafından iyi anlaşılmış olması gerekli.Sistemde bazı değişiklikler,derin iyileştirmeler yapılmalı,hem de hızla!
